ANSEL ADAMS

 

Burada fotoğraf sanatı tarihine bir bakış sağlayabilmek açısından burada çok önemli bir yere sahip olan Ansel Adams (AA) hakkında kişisel görüşlerimi size sunacağım.

 

Fotoğraf tarihinde AA’nın yeri kendine özeldir, bazı değerlendiricilere göre Fotoğraf tekniğinin tartışmasız olarak Sanatsal bir içerik taşıyabildiğini ispatlamış kişidir. Ayrıca Fotoğraf tekniğinde kendisinin Bölge Sistemi (Zone System) (ZS) adını verdiği, “Fotoğraftaki aydınlık düzeyleri değişik alanları bölgelere ayırarak ve bu alanlardan kompozisyonda önem vermek istediklerinizi öne çıkaracak şekilde pozlama ayarlarınızda değişiklik yapabilmemizi sağlayan”  ve Fred Archer tarafından bulunan  teknik metodu geliştirmiş bunu fotoğrafçılığa çok etkin bir biçimde uygulayarak bunu üç adet  kitabında  formüle etmiştir. Zone sistem tekniği için “The Camera”, “The Negative” ve “The Print” adlarında üç adet kitap yazmıştır.   (Yeni başlayanlar için Carson Graves'in "The Zone System for 35mm Photographers" adlı kitabını tavsiye ederim, amazon.co.uk'de daha ucuza bulabilirsiniz)

 

AA’nın sanatsal boyutuna bakacak olursak  AA Amerikada 19. yüzyıl son yarısı  ve 20. yüzyıl başlarında etkin olan Hudson River adı verilen bir resim ekolünden etkilenmiştir. Bu ekol dramatik Peysaj (Landscape) öğeleri sıklıkla işlemiştir. AA’nın fotoğraflarının içerdiği öğeler,  kompozisyon teknikleri ayrıca vurgulama teknikleri ve konu seçimleri bu ekole, bu ekolden özellikle Albert Bierstadt’dan (1830-1902) çok etkilenmiş gözükmektedir. Hudson River ekolü dini ulviliği peysajlarında arayan bir ekol olduğu için, bu ekolün resimleri: Ulvi – Tanrısal – Bizden ama bizi içerisine alırken gerilim yaratan – Birazda korkutucu öğeleri sık sık eserlerde kullanılmıştır. Fakat AA sadece Hudson River ekolünden olmakla kalmamış bu ekolü yeniden yorumlamıştır ve bu ekole  yeni ve öğeleri siyah beyaz (SB)  olan tekniğiyle çok ileri seviyelere vardırmıştır. Bir kere AA’I bu ekolün tabloid (pictorial) etkisinden kurtulmuş ve dramatik öğeleri düzenli bir stilizasyonla doğallığından kurtarıp daha formüler, daha matematiksel yani AA’ın resimlerini ve sembollerini bilenlerin beklentilerini neredeyse kalıplaşmış bir şekilde, bir AA stili yaratmıştır. AA eserlerinde doğanın ulvi – neredeyse tapınılası görünüşlerini eserlerine çok başarıyla yansıtmıştır..

 

Bu kez AA SB ve ZS tekniği ile  kompozisyonun en güzel öğelerinden olan yukarıda bahsettiğimiz yarım bırakma tekniğini,  gölge ve parlak bölgelerle neredeyse bir oyuncak gibi oynayarak Doğa parçalarını “renkleri” ve  “koyu bölgeleri” gereksiz kılarak. Fakat bunları adeta zoraki olarak izleyicilerin kendi beyinlerinde onların kendi zihinsel yapılarına göre, fotoğraflarını tamamlatarak, inanılmaz bir görsel etki tekniği yaratmıştır. Bu teknik(ler) yüzden AA’nın fotoğraflarından alınan izlenimler seyircinin psikolojik durumuna göre değişmektedir.

 

AA Hudson River ekolündeki peysaj çalışmalarının dramatikliği özelliğine bağlı kalmış, ama bununla yetinmeyerek fotoğraflarında (Artık resim diyelim isterseniz AA’nın fıotoğraflarına bundan sonra ne dersiniz?) bu resimlerdeki seyirlik peysajları sadece seyirlik değil, adeta kompozisyonlarındaki peysajın sizi seyrettiği gibi bir izlenim yaratarak bazıları için korkutucu gibi bile tanımlanabilecek iki yönlü bir izlenim haline getirebilmeyi başarmıştır.

 

AA’ın resimlerinde doğa sanki siz fotoğrafını çekerken sizi yakalamış ne yaptığınızı merak eden ve sizi izleyen vahşi ve tehlikeli bir doğa parçası olarak orada durmaktadır. Bunu daha iyi tanımlamaya çalışırsam: Sanki bir yeni yakaladığı bir ceylanı yavrularına götüren bir aslan, sizin çıkardığınız seslerden sizin orada olduğunuzu anlamış ve birden dönerek size bakmış ve sizin onun avını elinden alabileceğini ihtimalinide göz önüne alarak sizin o aslanla ilgili ne yapmak istediğiniz anlamak için aslanın size baktığı ve bir an aslanla göz göze geldiğiniz ve deklanşöre bastığınız o dramatik an gibi AA peysaj görüntülerini yakalamış ve bunun gibi etki veren doğa parçalarını çok başarılı bir biçimde bize sunmayı başarmıştır. AA’nın bazı peysajları Leonardo daVinci’nin arka planlarındaki peysajlar gibi garip ama korkutucu, neredeyse bizim dünyamıza benzer ama aslında başka bir dünyaya ait gibi duran peysajlarıda andırmaktadır.

 

Çok yaşa AA. (1902-1984)

 

 

Ansel Adams – Clearing Winter Storm

 

Ansel Adams – Tenaya Creek

 

Ansel Adams – Monolith

 

 

Ansel Adams – Clearing Storm

 

 

 

Albert Bierstadt – Estes park

 

Albert Bierstadt –White Mountains

 

 

Albert Bierstadt – Sunset In The Yosemite Valley

 

 

ANSEL ADAMS’tan bazı deyişler.

 

You don't take a photograph, you make it. (Fotoğraf çekmezsiniz yaparsınız)

There are always two people in every picture: the photographer and the viewer. (Her resimde her zaman iki kişi vardır: Fotoğrafçı ve izleyici)

There are no rules for good photographs, there are only good photographs. (İyi fotoğraf için kurallar yoktur, sadece iyi fotoğraf vardır)

Twelve significant photographs in any one year is a good crop. (Bir yılda 12 önemli fotoğraf iyi bir is çıkarmaktır)

A photograph is usually looked at,seldom looked into. (Bir fotoğrafa genellikle bakılır, ender olarak görülür)

A photograph is not an accident,  it is a concept. (Bir fotoğraf kaza ile çekilmez, o bir kavramdır)

Simply look with perceptive eyes at the world about you, and trust to your own reactions and convictions. Ask yourself: "Does this subject move me to feel, think and dream? Can I visualize a print - my own personal statement of what I feel and want to convey - from the subject before me?

(Basitçe kendi dünyanıza algılayıcı gözlerlerle bakın, kendi tepkilerinize ve inanışlarınıza güvenin. Kendinize sorun: “Bu konu beni düşündürüyor, hayal ettiriyor ve duygulandırıyormu?” Önümdeki konudan, hissettiğim ve iletmek istediğim gibi gibi kişisel duygularımın tanımlanmasının yapıldığı bir baskıyı hayal edebilirmiyim?)

 

 

 

 

 

ANA SAYFA